Anıl Evci
@anilevci_Yapay Zeka ve Sosyal Medya Çılgınlığı
Bu yazımızda Agentic AI kavramı dışına çıkıp farklı bir konuya eğileceğiz, yapay zekanın sosyal medya üzerindeki görünen ve görünmeyen etkileri.
Bugün içerisinde Antrophic tarafından bir haber paylaşıldı. Antrophic'in yeni gelecek olan yapay zeka modelleriyle birlikte, bu modellerin üreteceği yazılarda watermark imzaları bulunacak.
Watermark'ı kabaca özetlemek gerekirse, Antrophic, ilgili yazının kendi dil modelleri ile hazırlandığını belirtmek için yazıya insan gözünün göremeyeceği şekilde işaretlemeler yapıyor. Bu da diğer yapay zeka modelleri tarafından algılanabiliyor.
Şimdi biraz geçmişe dönelim. 2025 yılı itibariyle yapay zeka modelleri iyice akıllandıkça insanlar da "ya sosyal medyada içerikler ürettirirsek aslında hem deli gibi hızlı olur ve hem de çok az zaman ve düşünme prosesi ile içerik basarız let's go" diyerek yapay zeka üretimi içerikler üretmeye başladılar.
İlk etapta bu tabii ki işe yaradı; çünkü yapay zeka olgusu yeni yeni şekilleniyordu ve platformların algoritmik yapay zekaları henüz buna adapte edilmemişti; ancak zaman içerisinde platformlar da yapay zeka ile oluşturulan içerikleri çok yüksek doğrulukla tespit edebilecek düzeye geldiler.
Bunun potansiyel etkilerine ve oluşturacağı fırsatlara geçmeden önce normal sosyal medya kullanıcısının tarafındaki etkiye bakalım.
Twitter kullanıcısıysanız, gördüğünüz tweetlerin büyük çoğunluğunun yapay zeka içeriği olduğunu bilmeniz gerek. Özellikle yazı içerisinde bir yerlerde "sadece bu değil, aynı zamanda şu" formatında kalıplar görüyorsanız bilin ki o yazı bir yapay zeka ürünü, çünkü modeller hala belli söz kalıplarının ötesine geçemediler ve kendilerini fazlaca ele veriyorlar. Yapay zeka modelleri aslında yanıt üretirken, müthiş düzeyde kelime tahmini yapıyorlar ki bu da bir yazının ruhunun olmamasının en büyük kaynağı. Bir insan ise yazı yazarken düşünüyor, tükettiği içerikler ve deneyimleriyle birlikte bir iş ortaya çıkarıyor. Bir kullanıcı da okuduğu içeriğin yapay zeka ile oluşturulduğunu görünce, o içeriğe yeterli özenin gösterilmediğini düşünebiliyor ve içerikten soğuyor. En azından bende böyle işliyor, günde 7+ saat Agentic AI ile ilgilenen biri olmama rağmen bu dürtüyü aşamadım.
Gelelim işin dramatik kısmına ve potansiyel fırsat olgusuna.
Platform yapay zekalarının, yapay zeka ile oluşturulmuş olan içerikleri tespit ettiklerini söylemiştik. Youtube gibi bazı platformlar, yapay zeka ile oluşturulan içeriğin kalitesine göre çok ciddi yaptırımlar uygulayabiliyor. Youtube, içeriğin yüklendiği Youtube hesabını kapatabiliyor, aynı IP üzerinden erişilmiş farklı Youtube hesabınızın para kazanması açıksa da bloke edebiliyor ki o hesaptan yapay zeka ile içerik paylaşmamış olsanız bile.
Twitter ve Instagram gibi platformlar ise konuya daha farklı yaklaşıyorlar. Sert bir önlem yerine "ceza" mekanizmasını tercih ediyorlar. Peki nedir bu ceza?
Günümüz itibariyle platformlarda içerik hazırlamak artık son kullanıcıdan ziyade platform algoritmalarının gözüne girmeye göre yapılıyor. Instagram'da örneğin, bir reels hazırlıyorsanız reels videosunun ilk 5 saniyesi insanları videoda tutabilmeli, ne kadar çok kişi ilk 5 saniyeyi izlerse reels videonuz için o kadar pozitif ve daha fazla insanın önüne çıkarılır videnonuz; insanlar kendi aralarında o reels videosunu paylaşmalı ki ne kadar çok paylaşılırsa algoritma da o kadar çok insanın önüne düşürür ve etkileşiminiz de bir o kadar artar. Yani, "ya ben sevdiğim içeriği paylaşacağım elbet izlenir" dönemleri bitti.
Kısa bilgilendirmenin ardından, ceza konusuna gelelim. Diyelim ki Instagram'da reels paylaşıyorsunuz veya Twitter üzerinde yazılı postlar çıkıyorsunuz. Yapay zeka içerikleri paylaşırsanız, platform algoritmaları sizin görüntülemelerinize ceza puanı uyguluyor ve normalde 10 kişinin önüne çıkaracaksa içeriğinizi, 5 kişinin önüne çıkarıyor. İşte bu noktada fırsat başlıyor;
insanlar ne kadar çok yapay zeka içerikleri üretirse, terazinin diğer tarafında da tamamen organik içerik üreten hesapların içerikleri de platform algoritmaları tarafından bir o kadar ödüllendiriliyor. Çünkü insanlar organik içerik görmek istiyor, bu etki de her geçen gün katlanarak artmaya devam ediyor.
Eğer ki bir içerik üretme düşünceniz varsa, organik şekilde tam anlamıyla emek vererek enerjinizini kullanırsanız, içerik üretici olmak için çok iyi bir fırsat yakalayabilirsiniz.
Bugün içerisinde Antrophic tarafından bir haber paylaşıldı. Antrophic'in yeni gelecek olan yapay zeka modelleriyle birlikte, bu modellerin üreteceği yazılarda watermark imzaları bulunacak.
Watermark'ı kabaca özetlemek gerekirse, Antrophic, ilgili yazının kendi dil modelleri ile hazırlandığını belirtmek için yazıya insan gözünün göremeyeceği şekilde işaretlemeler yapıyor. Bu da diğer yapay zeka modelleri tarafından algılanabiliyor.
Şimdi biraz geçmişe dönelim. 2025 yılı itibariyle yapay zeka modelleri iyice akıllandıkça insanlar da "ya sosyal medyada içerikler ürettirirsek aslında hem deli gibi hızlı olur ve hem de çok az zaman ve düşünme prosesi ile içerik basarız let's go" diyerek yapay zeka üretimi içerikler üretmeye başladılar.
İlk etapta bu tabii ki işe yaradı; çünkü yapay zeka olgusu yeni yeni şekilleniyordu ve platformların algoritmik yapay zekaları henüz buna adapte edilmemişti; ancak zaman içerisinde platformlar da yapay zeka ile oluşturulan içerikleri çok yüksek doğrulukla tespit edebilecek düzeye geldiler.
Bunun potansiyel etkilerine ve oluşturacağı fırsatlara geçmeden önce normal sosyal medya kullanıcısının tarafındaki etkiye bakalım.
Twitter kullanıcısıysanız, gördüğünüz tweetlerin büyük çoğunluğunun yapay zeka içeriği olduğunu bilmeniz gerek. Özellikle yazı içerisinde bir yerlerde "sadece bu değil, aynı zamanda şu" formatında kalıplar görüyorsanız bilin ki o yazı bir yapay zeka ürünü, çünkü modeller hala belli söz kalıplarının ötesine geçemediler ve kendilerini fazlaca ele veriyorlar. Yapay zeka modelleri aslında yanıt üretirken, müthiş düzeyde kelime tahmini yapıyorlar ki bu da bir yazının ruhunun olmamasının en büyük kaynağı. Bir insan ise yazı yazarken düşünüyor, tükettiği içerikler ve deneyimleriyle birlikte bir iş ortaya çıkarıyor. Bir kullanıcı da okuduğu içeriğin yapay zeka ile oluşturulduğunu görünce, o içeriğe yeterli özenin gösterilmediğini düşünebiliyor ve içerikten soğuyor. En azından bende böyle işliyor, günde 7+ saat Agentic AI ile ilgilenen biri olmama rağmen bu dürtüyü aşamadım.
Gelelim işin dramatik kısmına ve potansiyel fırsat olgusuna.
Platform yapay zekalarının, yapay zeka ile oluşturulmuş olan içerikleri tespit ettiklerini söylemiştik. Youtube gibi bazı platformlar, yapay zeka ile oluşturulan içeriğin kalitesine göre çok ciddi yaptırımlar uygulayabiliyor. Youtube, içeriğin yüklendiği Youtube hesabını kapatabiliyor, aynı IP üzerinden erişilmiş farklı Youtube hesabınızın para kazanması açıksa da bloke edebiliyor ki o hesaptan yapay zeka ile içerik paylaşmamış olsanız bile.
Twitter ve Instagram gibi platformlar ise konuya daha farklı yaklaşıyorlar. Sert bir önlem yerine "ceza" mekanizmasını tercih ediyorlar. Peki nedir bu ceza?
Günümüz itibariyle platformlarda içerik hazırlamak artık son kullanıcıdan ziyade platform algoritmalarının gözüne girmeye göre yapılıyor. Instagram'da örneğin, bir reels hazırlıyorsanız reels videosunun ilk 5 saniyesi insanları videoda tutabilmeli, ne kadar çok kişi ilk 5 saniyeyi izlerse reels videonuz için o kadar pozitif ve daha fazla insanın önüne çıkarılır videnonuz; insanlar kendi aralarında o reels videosunu paylaşmalı ki ne kadar çok paylaşılırsa algoritma da o kadar çok insanın önüne düşürür ve etkileşiminiz de bir o kadar artar. Yani, "ya ben sevdiğim içeriği paylaşacağım elbet izlenir" dönemleri bitti.
Kısa bilgilendirmenin ardından, ceza konusuna gelelim. Diyelim ki Instagram'da reels paylaşıyorsunuz veya Twitter üzerinde yazılı postlar çıkıyorsunuz. Yapay zeka içerikleri paylaşırsanız, platform algoritmaları sizin görüntülemelerinize ceza puanı uyguluyor ve normalde 10 kişinin önüne çıkaracaksa içeriğinizi, 5 kişinin önüne çıkarıyor. İşte bu noktada fırsat başlıyor;
insanlar ne kadar çok yapay zeka içerikleri üretirse, terazinin diğer tarafında da tamamen organik içerik üreten hesapların içerikleri de platform algoritmaları tarafından bir o kadar ödüllendiriliyor. Çünkü insanlar organik içerik görmek istiyor, bu etki de her geçen gün katlanarak artmaya devam ediyor.
Eğer ki bir içerik üretme düşünceniz varsa, organik şekilde tam anlamıyla emek vererek enerjinizini kullanırsanız, içerik üretici olmak için çok iyi bir fırsat yakalayabilirsiniz.



























